Bir salonun akustik karakterini belirleyen en temel ölçü yankı süresidir. Peki RT60 tam olarak nedir ve salonunuz için neden bu kadar önemli?
Yankı süresi, bir ses kaynağı sustuktan sonra sesin ortamda 60 desibel azalması için geçen süredir; kısaca RT60 olarak anılır ve saniye cinsinden ölçülür. Değer ne kadar yüksekse ses o kadar uzun süre ortamda 'asılı' kalır.
Yüksek yankı süresi büyük, sert yüzeyli ve boş hacimlerde görülür. Bu tür mekânlarda konuşmalar birbirine karışır, müzik ise bulanıklaşır.
RT60, bir salonun ne işe yarayacağını doğrudan etkiler. Konuşma ağırlıklı bir salonda düşük yankı süresi netlik demektir; müzik salonunda ise sesin dolgunluğu için biraz daha uzun bir süre tercih edilir.
Yankı süresini kısaltmanın yolu, ortama doğru miktarda ses emici yüzey eklemektir. Emici paneller sesin enerjisini yutarak yansımaları azaltır ve RT60'ı hedef değere çeker. Difüzörler ise sesi söndürmeden dağıtarak dengeyi korur.
Doğru sonuç için önce salonun hacmi ve mevcut yüzeyleri analiz edilir, hedef yankı süresi belirlenir ve buna göre panel türü, miktarı ve yerleşimi hesaplanır. Bu, deneme-yanılma değil mühendislik işidir.
Tek bir “doğru” RT60 değeri yoktur; hedef, salonun ne için kullanılacağına göre belirlenir. Aynı hacimde konuşma için ideal olan süre, müzik için ölü ve cansız bir sonuç verebilir.
Hedef değer hacme göre de değişir: 200 kişilik bir salonla 1.000 kişilik bir salonun aynı kullanım için uygun süresi aynı değildir. Bu yüzden proje başında hem kullanım amacı hem hacim birlikte değerlendirilir.
Klasik yaklaşım Sabine formülüdür: yankı süresi, salonun hacmiyle doğru, toplam ses yutuculuğuyla ters orantılıdır. Yani hacim büyüdükçe süre uzar; emici yüzey arttıkça kısalır.
Toplam yutuculuk hesaplanırken her yüzeyin alanı, o yüzeyin malzemesine ait ses yutma katsayısıyla çarpılır ve toplanır. Katsayılar frekansa göre değişir — bu nedenle hesap tek bir sayı üzerinden değil, frekans bantları üzerinden yapılır. Bir malzeme orta frekansta çok iyi çalışırken bas bölgesinde neredeyse hiç etki etmeyebilir.
Koltuklar da hesaba girer ve çoğu zaman gözden kaçar. Dolgulu koltuk, boşken bile insan vücuduna yakın bir yutuculuk gösterir; bu sayede salon yarı doluyken ile tam doluyken benzer davranır. Ahşap ya da plastik koltuklu salonlarda ise doluluk oranı akustiği belirgin biçimde değiştirir.
Yankı süresi, salonda kontrollü bir ses üretilip sönümlenme eğrisinin kaydedilmesiyle ölçülür. Sahada iki yöntem yaygındır: kısa ve güçlü bir dürtü sesi (balon patlatma gibi) ya da frekans süpüren bir test sinyali. Ölçüm birden fazla noktada tekrarlanır, çünkü aynı salonun ön ve arka bölümü farklı davranabilir.
Ölçümün mobilyalı ve mümkünse kullanım koşullarına yakın hâlde yapılması önemlidir. Boş bir salonda alınan değer, koltuklar ve perdeler takıldığında belirgin biçimde değişir.
Ölçü, kullanım amacı ve hedeflerinizi iletin; ekibimiz size özel akustik çözüm ve teklif hazırlasın.
Ücretsiz Keşif & Teklif